Birincil Gezinme

İŞTE 10 YENİLİKÇİ ÖĞRETMEN İŞTE 10 YARININ ÖĞRETMENİ

2019 yılında verilmeye başlanan Yarının Öğretmeni Ödüllerinde ilk 10 finalisti sizin için özetledik. 

Bahar Çağrı Şan

Denizli – Çözüm Sende

Çözüm Sende projesi; öğrencilerin belirli bir probleme yönelik yaratıcı düşünme, iletişim, takım çalışması, empati, doğayı tanıma becerilerini kullanarak bütünleştirilmiş program aracılığıyla çözüm üretmelerini sağlar. 

Ülker Yörükoğlu Bilim Sanat Merkezi’nde su israfı sorununu çözümlemek için başlayan proje, bireyden topluma yayılan bir etki ile adım adım bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Önce sorunun tespitini bizzat öğrencilerin yapmasını sağlayan projenin sonraki adımı öğrencileri Atık Su Merkezi’ne götürerek su sorununun dünyanın bir sorunu olduğunu kazandırmak olmuştur. Burada öğrenciler, tatlı suyun nasıl elde edildiğini ve Atık Merkezinden çıkan metan gazının merkezin elektriğini karşıladığını öğrenmişlerdir. Bu bilinçlenme sonucunda Bilim Merkezine dönen öğrencilerin tüm dersleri proje kapsamında su teması üzerine ilerlemiştir. Derslerle sorunu ve çözümleri daha iyi içselleştiren her biri farklı okullardan olan öğrenciler, bu çok yönlü projenin ardından kendi okullarında Gönüllü Su Koruma Ekipleri kurarak edindikleri farkındalığı tüm çevrelerine kazandırmışlardır.

Bu proje sonucunda öğrenciler ufak gibi gözüken bir sorunu tüm açılardan ele alarak çözümlemiş ve çevrelerine yaymışlardır. Kısacası, “Sorun Sende, Çözüm Sende” mottosunu benimsemişlerdir. 

Banu Ergüç Şahan

İstanbul – İcat Çıkaran Nesiller

İcat Çıkaran Nesiller projesi; Şehit Askeri Çoban İlkokulu’nda dersleri disiplinler arası bir modelle işleyerek öğrencilere eğlenerek ve keşfederek öğrenebileceklerini göstermek ve 21. yüzyıl becerilerini hayatlarında kullanabilmelerini sağlamaktır. 

Çocuklardaki merak duygusundan yola çıkan proje, merak duygusunun bilinmezlik kapılarını açan bir anahtar olduğuna inanarak işlenen tüm derslerde bunu hedeflemiştir. Disiplinler arası öğrenme metodunu benimseyen proje kapsamında, tüm dersler aynı anda eğlenceli deneyler ve uygulamalar ile birlikte işlenmektedir. Aynı ders içerisinde bitkilerin büyümesini öğrenirken diğer yandan da uzunluk ölçüleri ile çalışılır, verileri grafikle gösterirken 3 boyutlu tasarımlar yapılır. STEM uygulamalarının sınıf içinde kullanıldığı proje kapsamında akran eğitimi ile öğrenciler farklılıklarından birbirlerini geliştirirken anne-babalarının ve çeşitli bilim insanlarının derse dahil olmasıyla interaktif ve etkili bir öğrenim sağlanmıştır. 

Ödevsiz eğitim ile dersi eğlenerek ve keşfederek geçiren öğrenciler, bu proje kapsamında öğrenmeyi seven ve icat çıkaran çocuklara dönüşmüşlerdir. Çünkü, “Merak sizi geliştiren ve yolumuzu aydınlatan en önemli şeydir.” 

Caner Sarıoğlu

Çorum – Eğlenmeyi Öğren, Öğretmeyi Öğret

Mesleğine Şanlıurfa’da başlayan Caner Sarıoğlu, şimdilerde Çorum’da Yeniköy İlkokulu’nda hem müdür hem de yetkili tek öğretmen olarak görev yapmaktadır. Bulunduğu okulda, çıkış zili ile okuldan yangından kaçarcasına çıkan öğrencileri gören Sarıoğlu, bu soruna çözüme kavuşturmak amacıyla eğitimi oyunla buluşturmuştur. 

Öğrencilere okulu sevdiren bu proje; pek çok çocuğu okula kazandırmış ve öğrencilerin öğrenme yolculuklarını daha keyifli bir hale getirmiştir. Oyunun kendisinin öğrenmeyi sağlayan yapısını tüm derslerde kullanan Sarıoğlu; oyunla öğrencilerin özgüven gelişimini, sosyalleşmelerini, iletişim becerilerinin gelişmesini, zihinsel fiziksel ve zihinsel gelişimlerini, mantık yürütme, hızlı düşünme ve kurallara uyma becerilerini kazanmalarını sağlamıştır. En önemlisi de çocukları mutlu birer öğrenen haline dönüştüren proje; fen bilgisi, Türkçe, matematik, hayat bilgisi derslerini aklınıza gelebilecek herhangi bir malzeme ile oyunlaştırarak daha eğlenceli hale getirmiştir. Ayna, balon,renkli kartonlar, sıra, parmaklarımız, su şişesi, hatta öğrencilerin bizzat kendisini oyunlaştırmanın bir parçası olarak kullanan proje düşük maliyeti ile isteyen herkesin eğitimi oyunlaştırabileceğini kanıtlıyor. 

Oyunlaştırma ile “eğlenmeyi öğreten” proje, bilgi çağında olan öğrencilere “öğrenmeyi öğreten” bir sınıf ve okul kazandırmıştır. Kasalardan yapılan bir “Vitamin Kafe” kütüphane kafe olarak okuma sevgisini aşılarken, “Annemle Okuyorum” projesi öğrencilerin anneleriyle okulda kitap okumasını sağlamaktadır. “Okumadan Uyumam” projesi ile de öğrenciler güne yine okuyarak gözlerini kapatıyor. Ayrıca sınıfta kurulan “araştırma köşesi” de bir okulun en çok ihtiyacı olan bilgisayar ve internet ihtiyacını karşılıyor. Bu sayede öğrenciler tüm merak ettiklerini araştırıp öğrenerek arkadaşları ile paylaşır. 

Okulu hayatın ta kendisi kılmayı amaçlayan proje sayesinde sürecin en başından sonuna kadar çocuğun aktif olduğu bir öğrenme gerçekleşmiş olur.

Emre Özel

Bayburt – Seyyah Kaşifler

Türkiye’de yüzbinlerce çocuğun sosyal imkanlardan uzak yerlerde yaşadığı için bilim merkezi, eğlence alanı, müze, sinema gibi pek çok imkandan yoksun olma sorununa çözüm üreten Seyyah Kaşifler projesi, imkansız görüneni mümkün kılarak Bilim Otobüsü Projesi ile Anadolu’nun pek çok iline bilimi taşımıştır.

Yaşadıkları yörenin sosyo-ekonomik yapılarının öğrencilerin gelişmesine hizmet edemediği ve bu durumun uzun vadede ülkemizin gelişmesini de engellediği düşünülerek hazırlanan bu proje kapsamında öğrenciler, bilimle buluşmuştur. Bu yolculukta öğrenciler; dinozorlarla tanışıp interaktif eğitimler almış, mikroskobik canlıları keşfedip Mars yüzeyinde yürüyüş yaparak Planetaryum ile 65 milyon yıl öncesine yolculuk yapma imkanına sahip olmuşlardır. 

Hedefi tüm Anadolu’ya ulaşmak olan Seyyah Kaşifler projesi Anadolu’daki çocukların hayallerini gerçeğe dönüştürüp onlara ders kazanımlarını edinmelerini sağlayarak onların hayatlarına güzel bir dokunuşta bulunmuştur.

Recep Uçan

İstanbul – Sihirli Kitaplar “AR”

Z kuşağı veya mobil yakalılar olarak adlandırılan günümüz çocukları üzerinde geleneksel öğrenme metotlarının ve ortamlarının yetersiz kalacağı sorunundan yola çıkan Recep Uçan, Sihirli Kitaplar projesini bir çözüm olarak sunmuştur. 

Kullanılan eğitim kitaplarının tekrar gözden geçirilmesi ve ileri teknolojiye ayak uyduracak, öğrencilerin birden fazla duyusuna hitap edebilecek, onlarla aynı dilde konuşabilecek materyaller tasarlanması gerektiğine inanılarak yola çıkılan proje kapsamında çocuklarla aynı dili nasıl konuşabiliriz sorusuyla yola çıkılmıştır. 

Bir Artırılmış Gerçeklik mobil uygulaması olan projenin ilki Mehmet Akif animasyonudur. Öğrenciler uygulamayı indirdikten sonra kitaplarının ilk sayfasında Mehmet Akif ile tanışıp kendisinden bilgi edinebileceklerdir. İkinci uygulamada İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını da seslendirilmiş bir şekilde dinleyebilecek ve üçüncü uygulamada İstiklal Marşı’nın ilk 2 kıtasını bestelenmiş bir şekilde dinlemiş olacaklar. Kitabın sonunda ise Türk bayrağının boyayan çocuklar uygulama sayesinde bayrağın dalgalandığını görmüş olacaklardır.

Proje, ayrıca Turizm ve Kültür Bakanlığının ve Eğitim Bakanlığının desteklediği Okuma Kültürü Çalıştayı’nda sunulmuş ve uluslararası çaptaki GESS İnovasyon Sahnesinde geniş kitlelere tanıtılmıştır. 

Samet Başkonuş

İzmir – Küçük WEB Tasarımcılar

Anafartalar İlkokulu müdürü ve sınıf öğretmeni olan Samet Başkonuş, 10-15 yıllık 5 bilgisayarla yola çıkılan projesi ile öğrencilerin ilkokuldan mezun olduklarında hayatları boyunca kullanabilecekleri bir beceri kazanmasını hedeflemiştir. 9 yaşında WordPress tabanlı site kuran tüm öğrenciler; ders etkinlikleri ve içeriklerini, ödevlerini, araştırma çalışmalarını bu siteler üzerinden yürütmüşlerdir. İngilizce paneller kullanıldığı için öğrencilerin dil becerileri de gelişmiştir. 1 yılın sonunda ise öğrencilerin akademik başarısında artış gözlemlenmiştir. 

Kendi tasarladıkları internet sitelerine fotoğraf, video ve yazılar yükleyerek sitelerini zenginleştiren öğrencilerin bu proje sayesinde merak duygusunu arttırmış, daha fazla araştırma yapmalarını sağlamış, neden-sonuç ilişkisini daha kurmalarını ve ders ortamının zenginleşmesini sağlamıştır. En önemlisi de ödev yapmayı sevmeyen çocuklar, ödevlerini severek yapıp kendi internet sitelerine yükleyerek motivasyon kazanmışlardır. 

Kod bilgisi gerektirmeyen ve her sınıfta kolayca uygulanabilen bu proje, teknolojiyi üretim odaklı kullanmayı teşvik ederek disiplinler arası iş birliğini sağlamıştır. Dünya Vatandaşı çocuklar yetiştirmek isteyen proje, ulusal ve uluslararası etkinliklerde binlerce öğretmen ile paylaşılarak geniş çevrelere yayılmıştır. 

Sezer Ortadağ

Kocaeli – Minik Notalar

Müzik derslerinde çeşitli imkansızlıklardan ötürü hiç gerçek bir müzik aleti çalmayan öğrencilerin en büyük hayali olan müzik aleti çalma isteği üzerine sınıf öğretmeni Sezer Ortadağ, Minik Notalar projesini başlatmıştır. Amacı kendilerini keşfederek öğrenmeyi öğrenen öğrenciler yetiştirmek olan proje, öğrencilerin önce melodika sonra gitar, org, darbuka, saz, bağlama gibi çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğrenmelerini sağlamıştır. Aldıkları eğitimler ve başarıları sonucunda Minik Notalar grubu orkestra halinde Tedx İstanbul ve çeşitli sahnelere çıkmış ve müziklerini sergilemişlerdir. 

Okuma-yazma ile birlikte nota okumayı da öğrenen öğrenciler, ilkokuldan mezun olana dek hem birbirlerinden hem de kendilerinden çok şey öğrenerek kendilerini keşfetmişlerdir. Üstelik, Minik Notaların bazı öğrencileri, yalnızca bir müzik aleti değil 5-6 müzik aletini çalmasını öğrenmiştir. 

Felsefesi sadece kitaplarda olanları değil bildiği ve öğrencilerin işlerine yarayacağını düşündüğü herşeyi çocuklara da öğretmek olan Ortadağ, sadece müzikle kalmayarak toplumumuzda önem taşıyan İlkyardım konusunda da bir proje başlatmıştır. Minik Notalar İlkYardım Öğretiyor projesi ile sınıfta ilkyardım timleri kurulmuş ve bu timler sınıf sınıf okul okul gezerek öğretmen ve öğrencilere ilkyardım bilgileri vermişlerdir. 

Fotoğrafla ilgilenen Ortadağ, bu bilgisini de çocuklara kazandırmak amacıyla, Minik Notalar Geleceğin Yönetmenleri adıyla bir proje daha başlatmıştır. Öncelikle konuyla ilgili çeşitli eğitimlerden geçen öğrenciler; video çekmeyi, montaj yapmayı öğrenerek tüm aşamalarında kendilerinin rol aldığı senaryolar yazıp kısa filmler çekmişlerdir. 

Herşeyden önce öğrencilerinin bireysel problemlerine de dikkat çeken Ortadağ, öğrencisi Eren’in kekemelik sorununu fark ederek buna çözüm üretmek için çalışmaya başlamıştır. Çeşitli egzersizler ve çalışmalar sonucunda konuşma problemi ortadan kalkan Eren, oldukça mutlu bir şekilde mezun olmuştur. 

Ayrıca proje, Haluk Levent’in de ilgisi ve desteklerini almıştır.

Sibel Tartut

Van – English Through Art and Values

Sanat ve Değerler Yoluyla İngilizce projesi, dil öğretim müfredatının resim, müzik, tiyatro ve edebiyat ile bütünleştirilmesini kapsar. Proje kapsamında disiplinler arası eğitim gözetilmiş ve öğrencilerin velilerine okulda yabancı dil eğitimi verilmesi sağlanmıştır. Yürütülen çalışmaların hepsi Evrensel Değerler çerçevesinde gerçekleştirilmiş olup proje sonunda bütün katılımcılara küresel vatandaşlık kazandırmak hedeflenmiştir. 

Proje, asistan öğrenci modülünü, optimize edilmiş sınıf ve okul ortamını ve aile ile birlikte yabancı dil öğretiminde sanatın rolünü temel almaktadır. Sanatsal eğitimlerin dışında toplumsal değerleri ele alarak çalışmalar yürüten Sibel Tartut, Paylaştığımız Dünya, Paylaştığımız Değerler ve İstediğimiz Gelecek adında projelere de ön ayak olmuştur. 

Öncelikle görev yaptığı okula el atan Tartut, geri dönüşüm yolu ve işbirliği ile okulu baştan sona yeni bir görünüme bürümüştür. Sınıflar optimize haline getirilmiş, koridorlar öğrenmenin bir uzantısı olarak yeniden tasarlanmış, okula okuma köşesi kazandırılmış ve tüm bunların birlikte yapıldığı materyal sınıfı oluşturulmuştur. 

Proje kapsamında, yaratıcı drama ve sahne eğitimleri alan öğrenciler; İngilizce tiyatrolar sahnelemişlerdir. “Ailemle İngilizce okuyoruz, anladığımızı çiziyoruz” etkinlikleriyle ise eğitim disiplinlerarası hale getirilmiş ve eve kadar ulaşmıştır.

Proje sonucunda İngilizce derslerindeki başarı artmış ve öğrencilere öğrenme sevgisini aşılamıştır. Proje, pek çok sahnede İngilizce tiyatro oyunlarını sahnelemiş ve geniş çevrelere yayılarak eğitimcilere örnek olmuştur. 

Tamer Yıldırım

Ardahan – Bahane Yok

Ardahan’ın soğuk hava şartları, ulaşım problemleri ve şartlarının elverişsiz olmasının birer bahane olarak öne sürülmesine karşı çıkan Çayırbaşı Şehit Er Kemal İzci Ortaokulu’ndan Tamer Yıldırım, öğretmen-öğrenci-veli işbirliğini kurarak Bahane Yok projesini başlatmıştır. 

Okulu baştan sona yenilemekle başlayan proje; okula kapsamlı bir kütüphane, pandomim gösterisi, imza günü ve söyleşi, bahçeye bir amfi tiyatro ve çeşitli atölye çalışmaları kazandırmıştır. Ayrıca derslerde Web 2.0 araçları kullanılmış, her sabah okulda klasik sanat eserleri çalınmıştır. 

İlçenin kültür merkezi eksikliğinden yola çıkarak okula bir kültür merkezi kuran ve Çayırbaşı Kültür Merkezi olarak adlandırdıkları merkezin aktif kullanımını sağlayan Yıldırım; keman eşliğinde öykü atölyeleri, tiyatro, kutlama gösterileri düzenlenmesini sağlamıştır. Ayrıca okul içinde kurulan Rainbow Cafe, İngilizce konuşma ortamı sağlamaktadır. 

Tüm proje ekibi mutlu bir aile olarak çalışmalarına sınır tanımadan devam etmiş ve etmektedir.

Tuğba Harmankaya

Muş – Ekip Arkadaşım Ailem

10 yıllık öğretmenlik hayatında Güney Doğu ve dezavantajlı bölgelerde görev yapan Tuğba Harmankaya, annelerin eğitim ve etki düzeyine odaklanarak Ekip Arkadaşım Ailem projesini geliştirmiştir. Oyun oynayarak öğrenmenin kalıcılığını yaş grubu ayırt etmeksizin eğitimde kullanan Harmankaya, annelerle Zeka Oyunları oynamaya başlamıştır. Hedefi tüm anneleri ellerinde zeka oyunlarının bulunduğu bir çanta ile uğurlamak olan proje, zeka oyunlarının tüm malzemelerini Meslek Lisesi’ndeki ahşap bölümü öğretmenleri ve öğrencileri atık tahtalardan hazırlamışlardır. Bu sayede proje kapsamını daha da genişleterek tüm unsurları içine dahil etmiştir. 

Proje, annelerin çocuklarıyla evde kaliteli zaman geçirmelerini ve yetişkin olarak da birbirleriyle eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayan bir ortam oluşturmuştur. Proje kapsamında annelerin öğrendikleri oyunları bir çocuğa ve yetişkine öğretmeleri ile başka çocuklara da saygı duyarak onları kendi çocukları gibi görmelerini, bir başkasına faydalı olmayı yani akran öğrenimini gerçekleştirmişlerdir. Proje uygulamasını kendi müdür odasında yürüten Harmankaya, şimdiye kadar hiç oyuncağı olmamış velilerin çocukları ile oyun oynamasını sağlamıştır. Bununla beraber zeka oyunlarının kurallarını anlatan bir kitapçık hazırlanmış ve annelere okuma-yazma eğitimi verilerek anne-çocuk denkliği kurulmuştur. Her bir oyunu öğretirken aile-okul-öğrenci üçlüsünü birbirine bağlayacak zeminler oluşturmak ön planda tutulmuştur. Örneğin Tangram oyunu, ancak hepimiz birlikteyken bir bütün oluşturabileceğimiz gerçeğini anlatarak öğretilmiştir.

Proje sonunda, öğrenci ve velilerin mutlu ve sosyal bireyler olarak toplumda farklılık oluşturmaya başladıkları gözlemlenmiştir. Öğrenci-veli iletişiminde kaliteli zaman paylaşımlarının arttığı, öğrencilerin ders sırasında dikkat sürelerinin arttığı, akran iletişiminin ve komşuluk ilişkilerinin olumlu yönde değişikliğe uğradığı görülmüştür. Bu sayede olumsuz sınıf, ev, köy ikliminin azalmasına yönelik olumlu yönde bir dönüşüm gerçekleşmiştir. Mutlu bir çocuk, mutlu bir aile, mutlu bir toplum oluşturulmuştur. 

İlk 3 finalistin açıklanması ve ödüllerin verilmesi 2-3 Kasım’daki 3. Yarının Eğitimi Zirvesinde gerçekleşecektir.

Zirvede görüşmek dileğiyle…


Lütfen bekleyin!

Eğitim Etkinliklerinden Haberdar Ol!

Yarının Eğitimi